Real Madrid, AS Roma'yi 4-3 yendi.
İlk yarı 1-1 sona erdi.
Gollerin sahipleri: Marten de Roon (20'), Kylian Mbappé (25'), Donyell Malen (51'), Donyell Malen (57'), Carlos Espí (83'), Endrick Felipe Moreira de Sousa (85'), Antonio Rüdiger (90').
Karşılaşma UEFA Champions League 2026-2027 2. hafta kapsamında oynandı.
AS Roma 3-4 Real Madrid: Roma'nın Direnişi Yetmedi, Madrid 90'da Kopardı
UEFA Champions League'in 2. haftasında AS Roma ile Real Madrid, 14 Ekim 2026 Perşembe günü Türkiye saatiyle 22:00'de karşı karşıya geldi. Ben de bu maçı 14 Ekim günü baştan sona izledim. Skor tabelasında 3-4 yazıyordu ama bu rakam, sahada olanların ancak yarısını anlatıyordu.
İlk Yarı: Karşılıklı Tartma
Maçın ilk yarısı adeta iki takımın birbirini tarttığı bir satranç gibi başladı. Roma taraftarı tribünleri doldurmuştu, ev sahibi takım da bu enerjiyi sahaya yansıtmakta gecikmedi. 20. dakikada Matias Soule'nin pasında Marten de Roon'un ağları havalandırmasıyla stadyum adeta patladı. O an, Roma'nın bu maçı ciddiye aldığını ve Madrid'e karşı çekinmeyeceğini gösteriyordu. Ancak Real Madrid'in cevabı gecikmedi. Sadece beş dakika sonra, 25. dakikada Yan Diomande'nin asistiyle Kylian Mbappé durumu eşitledi. İlk yarı bu skorla kapandığında, ikinci yarı için büyük bir beklenti oluşmuştu.
İkinci Yarı: Roma'nın Yükselişi ve Çöküşü
İkinci yarı başlar başlamaz tempo değişti. 51. dakikada Rodrigo Mora'nın pasında Donyell Malen'in golüyle Roma yeniden öne geçti. Tribünlerdeki coşku tarif edilemezdi. Sadece altı dakika sonra, 57'de bu kez Matias Soule'nin asistiyle Malen bir kez daha sahne aldı ve skoru 3-1'e getirdi. O an, Roma'nın Madrid karşısında büyük bir zafer kazanmak üzere olduğunu düşünenler az değildi.
Ama futbol dediğiniz şey, son düdüğe kadar hiçbir şeyin garanti olmadığı bir oyun. 58. dakikada Malen'in golü VAR incelemesine takıldı, hakem kararını verene kadar tribünlerde nefesler tutuldu. Ardından 60'ta Gianluca Mancini, 69'da Wesley Vinícius França Lima sarı kart gördü. Roma'nın temposu düşmeye başlamıştı, Madrid ise oyunu açmaya başlıyordu.
83. dakikada Carlos Espí'nin golüyle Madrid farkı ikiye indirdi. Bu gol de VAR incelemesinden geçti ama hakem golü verdi. O andan sonra sahada tek bir takım vardı sanki. 85. dakikada Endrick Felipe Moreira de Sousa, Arda Güler'in asistiyle skoru 3-3'e getirdi. Tribünlerdeki sessizlik, yerini endişeye bırakmıştı. 89'da Lorenzo Pellegrini'nin sarı kartı, Roma'nın sinirlerinin gerildiğini gösteriyordu.
Ve 90. dakika... Antonio Rüdiger, yine Arda Güler'in asistiyle topu ağlara gönderdiğinde, Roma'nın direnişi kırılmıştı. 95. dakikada Álvaro Fernández Carreras'ın sarı kartıyla maç sona erdi. Real Madrid, 3-1 geriden gelerek 3-4 kazandı. Bu maçı Bowhaber üzerinden takip eden okurlar için de unutulmaz bir gece olduğunu düşünüyorum.
Maçın Öne Çıkan İsimleri
Yıllardır spor muhabirliği yapıyorum, bu tür geri dönüşleri defalarca izledim. Ama her seferinde insan yine de şaşırıyor. Bir maçı 3-1 öndeyken kaybetmek, sahadaki oyuncular için olduğu kadar izleyenler için de yıpratıcı. Benzer bir hayal kırıklığını kendi hayatımda da yaşadım; bir iş görüşmesinde her şey yolunda giderken son anda ters giden bir süreç olmuştu. O gün öğrendiğim şey şuydu: skor ne olursa olsun, oyun bitene kadar odaklanmayı bırakmamak gerekiyor. Roma da bunu 90. dakikada acı bir şekilde tecrübe etti.
Maçın öne çıkan isimlerine bakınca:
- Donyell Malen, iki golüyle Roma adına parlayan detaylardan biriydi.
- Matias Soule, iki asistle takımına önemli katkı sağladı.
- Arda Güler, Real Madrid'in son iki golündeki asistiyle maçın kaderini değiştirdi.
- Kylian Mbappé ve Antonio Rüdiger'in golleri, Madrid'in ne kadar tehlikeli bir takım olduğunu bir kez daha gösterdi.
Dönüm Noktası Neydi?
Sizce bu maçın dönüm noktası neydi? 57'deki üçüncü gol mü, yoksa 83'ten sonra Madrid'in bulduğu ardı ardına goller mi? Yorumlarda buluşalım.
18+ uyarısı: Bahis ve şans oyunları yetişkinlere yöneliktir, bütçenizi ve limitlerinizi önceden belirleyip sorumlu oyun ilkelerine bağlı kalmanızı hatırlatırım.